19 Eylül 2016 Pazartesi

Yeni Blogum Hakkında

arkadaşlar selam.uzunca bir süredir blogger vasıtasıyla başka hiçbir yerde bulamayacağınız düzeyde yazılar yazdım.her yazıdan sonra bir sürü yorum,e-mail vs. aldım ve bunların büyük çoğunluğunu elimden geldiğince yanıtlamaya çalıştım.bazen gelen maillere kızsam da bunu belirtip benim şurası destek burası köstek adamı olmadığımın özellikle altını çizdim.bir düşünsene.alt band 76.000,üst band 78.000.bu seviye kırılmadan longçu olmayacakmış.ne demek bu?

her zaman söylerim.bir hisse senedi için 0.58 direncini kırarsa yükselecek gibi görünüyor,tarzında yayınlanan analizler bir halta yaramaz.hatta bu öyle bir söylemdir ki,yanlışlandığında bile üste çıkan yorumlar alabilirsiniz.öyle ya 58 kuruşu kırmadığı için düştü yorumu bu kişiler için gayet olasıdır.tarzımdan da anlayacağınız üzere analist kökenli biriyim.lafı gediğine koyan hatta bu kişilerle-burada kastım bir portföyü olan ve sözde o portföyü savunan twitter teknikçileridir-bu zamana kadar atışmamış biriyim.bunlarla uğraşacak vaktim yok.gerçekten bu işi hakkıyla yapanlar haricinde-ki onların kim olduklarını biliyorsunuz-tartışmaya değer bir aracı kurum çalışanı veya üstat etiketiyle boy gösteren birisi yok.ne hikmetse öğrencilik yıllarımda belli yerlere üye olup,birilerinin ön ayak olmasıyla bazı yerlerde yazdım ama sert mizacım yüzünden çoğu yerden atıldım.bazılarıyla ise ben uğraşmak istemedim ve ayrıldım.

bu sitenin inanılmaz bir fanatik okuyucu kitlesi var.onlar bana alıştı ben de onlara.yeri geldiğinde bana saçma sapan da olsa geliştirdikleri sistemleri,metotları yolluyorlar.ben kimisine gülüp geçiyorum kimisi içinse araştırmaya değer olup,vakit ayırıp sayfalarca cevap dönebiliyorum.

bir dönem yapmış olduğum çalıştırmaları bastırmayı düşünsem de ülkemizin kitap okuma oranları düşünüldüğünde ve ayrıca burada yazılanları anlayacak kitlenin oldukça kısıtlı olduğunu bildiğim için bundan vazgeçtim.öyle ya internetten bulduğu foreks notlarını ya da ne bilim destek köstek muhabbetini kitaplaştıran ve buna da 20 lira etiket koyanları da gördüm.inanın bunlar daha çok satacaktı ve ben yine boşa vakit harcamış olacaktım.

insanlar buraya saçma sapan forum sitelerinde dönen cahil muhabbetlerden sıkıldıkları ve gerçekten farklı bir şey gördükleri için geliyorlar.onlar da biliyorlar ki ilkokul seviyesinde analizlerin artık çoğu bayatladı.eskiden teknik analiz dediğimiz şey omuz baş omuz formasyonundan ibaretken,şimdi neredeyse algoritmalarla,robotlarla işlem yapar olduk ve bunlara meraklı büyük bir kitle var.bu kişiler bıktı artık.

aracı kurumlarda çalışan,tvlere çıkan spk lisansı olmayan, kendini trader olarak görüp opsiyon piyasası ile varantlar arasındaki farkı bilmeyen,henüz vobtan haberi olmayan bir sürü sözde yatırımcı revaçta.bunlara öyle etiketler giydiren bir kitle var ki gerçekten söylenecek söz yok.neredeyse bu adam pirdir diyecekler.

bu zamana kadar blogu çok önemsemedim fakat çoğu kelimede en üst sıralarda blogumun çıktığını ve aylarca yazı girmememe rağmen ziyaretçi sayımın neredeyse 500'ün altına düşmediğini görünce artık bu işi bir düzene koymanın sırası geldiğini düşünüyorum.

ben sıradan türk yatırımcısı için yazı yazmıyorum.bu işi gerçekten öğrenmek isteyen,az da olsa temeli olan,hani hep derler ya balık tutmayı öğretmeye çalışıyorum.bunu yaparken de başkalarının yazdıklarını yeniden tekrarlamamak adına mutlaka sürünün bilmediğinden emin olduğum şeyleri de katmaya çalışıyorum.

bu saatten sonra sadece ileri düzey yazıları okumak isteyenler için blogu ücretli hale getireceğim.biliyorum bedava okumayı tercih ediyorsunuz ama artık elimde biriken binlerce sayfa tekniğin,algoritmanın,stratejinin bir şekilde seçilmiş okuyucularla paylaşılması gerekiyor ki ben vob trading sistemlerini anlatırken altına ikili opsiyonlar nasıl şeklinde bir yorum gelmesin!

düşündüğüm blogun formatı şu aşamada 10 okuyucuya açık olacak.bu kişiler e-maillerini benle paylaştıktan sonra blogu salt bu maillere özgü açacağım.mümkün olduğunca sermaye piyasası araçları hakkında sohbet edeceğiz.yeri geldiğinde algoritmalar yazmayı öğreneceğiz.özel sektör tahvillerinden tutun da şirketlerin nasıl analiz edileceğine dair geniş bir yelpazede konuşacağız.

size gidin şu hisseyi alın veyahut alın şu formülü evde oturun,para basın şeklinde yorumlardan ziyade formülün ne olduğunu,nasıl oluşturulduğunu,aslında size dayatılan şeylerin ne kadar anlamsız olduğunu göstereceğim.

bu haliyle bloga vakit ayıracağımı düşünüyor ve siz yatırımcılarla interaktif bir sohbet gerçekleştirmeyi planlıyorum.blogun kemikleşmiş kitlesinin uzun zamandır böyle bir olayın gerçekleşmesini istediklerinin farkındayım.gidip saçma sapan,falan aracı kurumun reklamının döndüğü dergilere para vereceğinize böylesi bir platformun çok daha yararlı olacağı kanaatindeyim.

blog için öngördüğüm aylık ücret 15$'dır.bir an önce blogu hayata geçirmek istediğim için bir hafta bekleyeceğim.gelen talepler doğrultusunda işe koyulacağız.10 kişiye ulaştığımızda başlayacağız.bunun çok uzun zaman alacağını sanmıyorum.burada yatırım tavsiye niteliğinde şeyler yazmayacağım.blogu takip etmenin ve benzer yazıları okumanın ücreti olacak bu.
iletişim sekmesine tıklayarak bana ulaşabilirsiniz.

8 Eylül 2016 Perşembe

Forekste Neden Para Kazanamazsın?

son gelen maillerde sürekli olarak neden kaybedilir sorusu üzerine odaklandığımdan dolayı yatırımcılar bana kızıyorlar.ısrarla sıradan bir insanın foreks işlemlerinde başarılı olamayacağını savunuyorum.burada sıradanlıktan kastım birçok şeyi içeriyor.olayın aslında al-sat dışında bir şey olmadığını ve evde oturup birkaç tuşa basıp para basmaktan ibaret olduğunu düşünen insanları yok sayarak forekste kimsenin size aktarmayacağı,aracı kurum içinden kimsenin sizle paylaşmayacağı network konusunu ve bankaların işlem limiti tahsisini yazmıştım.bu yazıma çok itiraz geldi.bugün de işlemlerin sanallığı hakkında not düşeceğim.

ben artık yatırımcının nasıl düşünmesi gerektiği konusunda yazmak istemiyorum.çünkü piyasadaki teknik analiz fakirleri çok daha fazla okunuyor.benimse kemikleşmiş bir kitle dışında okuyucum yok.

bu piyasada bir şeyler öğrenmek ve var olmak istiyorsan adama yatırım yapacaksın.şurası destek burası köstek diye sallayanları ciddiye aldığın sürece açık söylüyorum.sıfırlanacaksın!

öyleyse birinci maddeyi anladın.ona buna üstat yalakalığı çekeceğine otur araştır bakalım,bu işi bilen adam ne diyor.

ben sana her ne kadar yazdıklarıma tepki göstersen de forekste işlemlerin fiktif olduğunu hatırlatayım.yani işlemlerin belli bir tescil merci yoktur.yapılan bu işlem aracı kurum ve yatırımcı arasında yapıldığından ötürü işlemlerin tescili sadece tek bir merci ile aracı kurumun kendi içerisinde yapılır.

foreks tezgah üstü bir piyasadır.sadece bunu duyan birisi bile yaptığı yatırımın sanallığının farkına varmalıdır.anlayacağın dilden konuşayım:para değiş tokuşu yoktur.ortada bir iddia vardır.alım ya da satım fark etmez.cebinize giren ya da çıkan bir şey yoktur.ortada yükseleceği beklentisiyle oynanan bir iddia vardır ve kimin varsayımı tutarsa oyunu o kazanır.

dayanak varlık olarak hesaplamalara dahil olan şey,kimsenin mülkiyetine girmez.bahsettiğim iddianın içerisinde basit bir şeydir.takasın ne zaman yapılacağı derdi yoktur.gerçi takas da yoktur ortada.10.000$ aldın diye kimse sana para vermez.ortada dönen şey almış vermiş gibi yapmaktan başka bir şey değildir.alınan,satılan,tahsil edilen bir para birimi yoktur.

pozisyon büyüklüğü,iddianın içindeki en önemsiz faktördür.kar/zarar hesabına yarar.yani 1 liralık pozisyonla milyon liralık bir pozisyon aslında aynı şeydir.o pozisyon özelinde bir para alışverişi olmadığı için sanaldır.

takas yoktur dedik.öyleyse ne vardır?

gecelik ve anlık bakiye güncellemesi.piyasaya göre güncelleme alım-satım gerçekleştiği anda start verir ve pozisyon sonlanana kadar sürer.

bu arada araya bir şey eklemek istiyorum.
adam aracı kurum batarsa ne olur diye soruyor.var bunu da sorup "ben yatırımcıyım" diye ortalıkta gezinenler.

türkiye,borsa işlemleri açısından dünyanın en güvenilir mevzuatına sahip ülkelerden birisidir.batma riskini baz alırsak tabi.bu yüzden şunu bil ki,senin paran aracı kurumunun kasasında değil.oradan o parayı kimse çalamaz ya da aracı kurum batsa bile senin varlığın etkilenmez.türkiyede bir yatırımcı foreks hesabı açtığı zaman aracı kurum bu parayı takas kurumunda saklamak zorunda.kendi kasasında değil.türkiyede aracı kurumun batma riski diye bir şey yok.

bu arada güney kıbrısta faaliyet gösteren sözde yasal görünen aracı kurumlara dikkat etmelisiniz.bu ülke tamamen bildiğini okuyan bir ülke.

slippage konusunda da bir şeyler söyleyeyim.

farklı farklı bankaların verdiği kotasyonlarla pasif emirlerle bir derinlik oluşuyor ve bu pasif emirler de networklere gidiyor demiştik.networkler bu fiyatlardan en iyi alış ve satışı seçerek fiyatların oluşmasına yardımcı oluyorlardı.bu fiyatlar bankaların networklere yollamış olduğu pasif emirlerle gerçekleşiyor.

pasif emirler piyasadaki likiditeyi oluşturur.emirler iptal edildiğinde haliyle likidite azalır ve alış satış aralığı genişler.önemli ekonomik veriler açıklanmadan önce bir kısım emirler iptal edilir.bu fiyatların hızla değişmesine sebep olur.stop emirleri de beklenenden kötü fiyattan gerçekleşebilir.stop emri o an al-sat emrine dönüştüğünden size o anki fiyattan alım-satım yaptırır.pasif emirlerde ise bu yüzden slippage yaşanmaz.çünkü siz pasif emri belirli bir fiyattan gerçekleşmesini istediğiniz için veriyorsunuz.bu emir başka bir fiyattan gerçekleşemez.

piyasadaki destek köstekçiler dışında forekste strateji üreten kimseye rastlamadım henüz.varsa yoksa robot pazarlıyorlar binlerce dolara.bir de bunlara inanan hatırı sayılır bir kitle var.yıllardır aynı şeyi söylüyorum:

sizi tanımayan biri size neden para kazandırmak istesin?
elinde para basan sihirli formül olduğunu söyleyen biri bunu sizinle neden paylaşsın?

bu iki soruya ne zaman dürüstçe cevap vereceksin?

ha bu arada sen sözde analistlerin tavsiyeleriyle al,sat yaparken ben speculative sentiment index diye bir şeyden haberdar oldum.

https://www.fxcm.com/services/forex-trading-tools/ssi-speculative-sentiment-index/

profesyoneller 5.000$'ın altındaki hesapların ilk üç ayda teminat bakiyesinin %85'ini kaybettiğinden o kadar emin ki,kazançlı %15'lik kısmın da sonraki üç ay içinde parasının tamamını kaybedeceğini düşünüyor :)

hatta bazı aracı kurumlar müşterilerinin para kaybedeceğinden o kadar eminler ki onların toplam pozisyonlarını ters gösterge olarak kullanıyor.yatırımcıların çoğunluğu alımdaysa,gösterge piyasanın düşeceğine kesin gözüyle bakıyor.

sen de halen hareketli ortalamalarla para kazanacağını sanıyorsun öyle mi?

14 Ağustos 2016 Pazar

Türkiye'de Aracı Kurum Nasıl Seçilir?

geçen gün,forexte fiyatların nasıl oluştuğunu anlattığım yazıma bir yorum gelmiş.bana çok bilmek para kazandırmıyor eleştirisinde bulunmuş.böylesi cahil bir yorumla ilk kez karşılaşıyorum.buna mutlaka bir yanıt dönmem gerekiyordu ve o yüzden bu yazıyı kaleme alıyorum.

piyasa yapıcılığında işlem limitleri ve networklerin büyük önemi vardır.bir aracı kurum networkten hangi bankalar üzerinden fiyat alabileceğini belirlemesi için gider o bankalarla işlem limiti anlaşması yapar ve der ki: ben bu dört bankayla çalışmak istiyorum.haliyle bu dört bankanın fiyatlarını içeren en iyi alış ve satış kotasyonlarını yönlendirir.network bunu onaylar ve fiyat olarak gönderir.aracı kurum da aldığı bu fiyatı genişleterek,alış fiyatını biraz düşürür ve satış fiyatını biraz arttırarak yatırımcının ekranına yansıtır.yatırımcı bu fiyatlardan işlem yaptığı zaman aracı kurum emir yönetim ekranına gönderir.bu sistem networke emri yollar,bu networkte hangi bankadan fiyatın geldiğini bildiği için ilgili bankaya emri yönlendirir.banka bu emri aldığında emrin hangi aracı kurumdan geldiğini bilir ve networkten gelen emir mesajının içinde o bilgiyi bulur.banka iki ya da bir,aracı kuruma döner ve takas işlemlerinin gerçekleşmesi için gerekli operasyonel işlemleri yapar.bu networkler fiyat kaynağı hangi bankaysa,ilgili bankayla aracı kurumu bir işlem olduğunda eşleştirir.

ben bunları söylerken ki bu bilgileri kimse açıklamazken adam tutmuş beni çokbilmiş olmakla suçluyor.sözde yatırımcı olmayın diye boşa demiyorum ben.adam "ben önüme gelen fiyata bakarım,gerisi beni ilgilendirmez" kafasında.böyle birine laf anlatmak zor biliyorum fakat yine de bu blogu okuyan bilinçli yatırımcıların hatrına size faydalı olacak bir başka konuya değinmek istiyorum.

onlar için foreks hesabı açmadan önce aracı kurumunuza sormanız gereken soruları paylaşacağım.

  1. aracı kurumunuzun yeniden kotasyon sıklığını öğrenin.piyasaya önemli bir haber düştüğünde yeniden bir pozisyon almak ya da mevcut pozisyonunuzu kapatmak istediğinizde ne hızla ya da ne garantide pozisyonunuzu kapatabilirsiniz?
  2. scalping kısıtlanıyor mu? yatırımcıya karşı pozisyon alan aracı kurumlar bir yatırımcının çok sık aralıklarla işlem yapmasını istemez.ayrıca bu tür işlemler günlük trade eden kişilerin stoplossuna dikkat ederlerse para kazanmasını sağlayabilir.
  3. aktif alış/satış emri verilebiliyor mu? çoğu aracı kurum emirleri ya tamamını gerçekleştir ya da işlemi iptal et mantığında çalıştırıyor.ayrıca aktif emir olarak size sunulan emir tipi fill or kill standartlarında çalışıyorsa verdiğiniz emirler o an gerçekleşmeyebilir.
  4. spreadler kaç? alım-satım yaptığınızda spreadlar dar olmalı ki,işlem açarken ve kapatırken daha düşük maliyetle gerçekleşsin.
  5. likidite kaynağı nereden geliyor? iki seçenek vardır:network veya aracı kurum.aracı kurum fiyatı direkt networkten almalı ki aktif alım/satım emirlerine olanak verebilsin.önünüze konan fiyatlar tek bir aracı kurumdan gelen fiyatlarsa o zaman siz o aracı kurumun likiditesine tabi oluyorsunuz ve hangi emir tipini sağlıyorsa ancak onu gerçekleştirebilirsiniz.bu noktada sözde yatırımcı dediğim adam fiyatların nereden geldiğinin neye sebep olacağını anlamıştır.
  6. swaplar gerçek ve adil faiz farklılıklarıyla hesaplanıyor mu?
  7. kullanılan işlem platformu anlaşılır mı? gerçi şu sıralar o kadar çok teknik analizci var ki ekranların zor olması onlar için bir dert değil.bırakın yine rsı indikatörüyle piyasanın yönünü tahmin etmeye çalışsınlar.ben artık uğraşmıyorum onlarla.
  8. aracı kurumun internet bağlantıları güçlü mü? hatta bu aracı kurumun yurt dışındaki aracı kurumlarla bağlantısı ne şekilde sağlanıyor, işlemler internet üzerinden mi gidiyor?
  9. müşteri hizmetleri güvenilir ve hızlı mı? bunu öğrenmek için diğer yatırımcılara sorabilir,onların tecrübelerinden yararlanabilirsiniz.diğer türlü yirmi yaşında taşra üniversitelerden birinden mezun bir gencin dolar/tl yorumlarına inanarak yatırım yapar ve tüm varlığınızdan olabilirsiniz.
  10. günlük yayınladığı raporların kalitesi ne düzeyde? al/sat tavsiyesi verdiği raporlar neden al/neden sat sorularına cevap verebilecek halde mi? risklerin ve gelecekteki senaryoların neler olduğunu size açıklıyor mu? bu raporları kime yazdırıyorlar,kurum buna para harcıyor mu,yoksa sadece orada destek burada köstek muhabbeti mi içeriyor?
sanırım bunlar yeterli.network nedir diyenler olabilir.onu da kısaca açıklayayım.
networkler hotspotfx,currenex vs olabilir.bazı büyük bankalar kendi networklerini kurarlar ama tarafsız olamadıkları için pek tercih edilmezler.yani büyük brokerlar taraflı olduklarına inandıkları banka networklerini tercih etmezler.ama yukarıda saydığım networkler tarafsızdır ve büyük küçük çoğu broker tarafından kullanılırlar.networklerin sosyete pazarlarından bir farkı yoktur.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Forex'te Fiyatların Nasıl Oluştuğunu Bilmeden Yatırım Yapan Zavallı Adam

bugün çalıştığım yerde sevdiğim bir arkadaşım yanıma geldi ve geçen hafta foreks şirketlerinden birinin onu aradığını söyledi.müşteri temsilcisinin zorlamasıyla demo bir hesap açtığını ve birkaç saat içinde 5.000 dolar olan bakiyeyi 7.500 dolara yükselttiğinden bahsetti.ben her zamanki gibi ona bunun mümkün olduğunu hatta iki saat içinde değil,dakikalar içerisinde bile bunu yapabileceği ona anlatmaya çalıştım.marifetmiş gibi heyecanla anlatmaya çalıştığı şey,aslında 1'e 100 kaldıraçla işlem yapılan bir paritenin %0.5 oynamasıydı ve bu gün içinde sürekli olan bir şeydi.ona başarılı bir işlem yapmadığını aksine bugün bile dolar/tl paritesinin oldukça volatile olduğunu,para kaybetmesinin mümkün olmadığı demo bir hesapta bile parasını nasıl ikiye katlayamadığından söz ettim.

anlamadı.

aradan biraz zaman geçtikten sonra beni aradı ve aracı kurumda gerçek hesap açtığını söyledi ve anlayamadığı bir konuya açıklık getirmemi istedi.

fiyatlar yatırımcıya nasıl ulaşır?

bir yatırımcı düşününki henüz ekranına fiyatların nasıl yansıdığını dahi bilmiyor ama insan psikolojisinin işin içinde yer almadığı demo hesapta parasını katladığı için kendisiyle gurur duyabiliyor.ben buna yatırımcıların ikiyüzlülüğü adını veriyorum.

anlatayım.
öncelikle bankalar arası piyasada kotasyonlar belirlenir ve bankalar bu kotasyonları foreks networklerinde açıklarlar.tabi sen görmezsin arka planda ne olduğunu.bu sırada en iyi alış ve satış fiyatları belirlenir.aracı kurumlar bu networklere bazı platformlar üzerinden erişebilirler ve bu piyasalardan almış olduğu kotasyonlara kendi karını ekleyerek siz yatırımcılara ulaştırır.

bir örnek vermek gerekirse;

dört farklı banka düşünün.

banka 1 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4008-1,4011
banka 2 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4007-1,4014
banka 3 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4005-1,4012
banka 4 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4003-1,4009

bu dört bankanın bir forex networkünde bir araya geldiğini düşünürsek,bu network hangi bankanın en yüksek alış fiyatı ve hangi bankanın en düşük satış fiyatı varsa bu kotasyonları piyasada ilan eder.

yani en iyi alış,
1,4008 iken en iyi satış 1,4009 olur ve aracı kurum bu fiyatı alır.tabi size yansıtırken bu haliyle getirmez.üzerine kendi karını da ekler.

haliyle en iyi alış 1,4007 ve en iyi satış 1,4010 olur.

bazıları hayret ederek okuyor belki de bu satırları.çünkü yatırımcı 1,4010'den alması durumunda aracı kurum bunu piyasadan 1,4009'a satın alıyor ve müşterisine 1,4010'dan satıyor.tam ifadesi böyle olmasa da olan biten bu.

öyleyse farklı aracı kurumlar nasıl oluyor da müşterilerine farklı fiyatlar sunabiliyorlar?

bu soru ne zaman gelecek diye bekliyordum.sizlerde işlem yaparken bir paritede farklı aracı kurumların fiyatlarının aynı olmadığını fark etmişsinizdir.bunun sebebi her aracı kurumun bankalar arası piyasadan farklı fiyatlar alabilmesiyle alakalıdır.

onu da şöyle anlatayım:
aracı kurumlar networkteki bankaların hangileriyle işlem limiti anlaşması yaptıysa o bankanın kotasyonlarını görür.
yani,
örnek olarak banka 4 ile aracı kurum işlem limitinde bulunmadıysa bu bankadan gelecek olan en iyi alış ve en iyi satış kotasyonlarını göremiyor.

bu durumda,

banka 1 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4008-1,4011
banka 2 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4007-1,4014
banka 3 en iyi alış ve satış kotasyonları: 1,4005-1,4012

network aracı kuruma en iyi alış olan 1,4008'i verirken en iyi satış fiyatı 1,4011'e yükselir.bir de aracı kurumun bu fiyatlar üzerine koyacağı karı düşünürseniz en iyi satış fiyatının 1,4012 olduğunu ve az önceki banka 4'ten gelen kotasyonları aracı kurum göremediğinden neler olabileceğini anladınız.

aracı kurum o networkte kaç tane bankayla anlaşma yapmışsa,networkte o bankalardan gelen kotasyonları aracı kurum özelinde açıklıyor.buradan şunu anlayabiliriz:

bir bankayla bir aracı kurumun ne kadar yüksek işlem limiti varsa,o kadar oranda banka katılımına erişebiliyor.ne kadar çok banka katılımına erişebiliyorsa da o kadar yüksek likidite sağlıyor.ne kadar yüksek likiditeye sahipse o kadar çok dar işlem fiyat aralığını gösterebiliyor.spread dediğimiz şey bu.

31 Mayıs 2016 Salı

Teknik Analize Reddiye

çoğumuz piyasalarda çabucak zengin olmak ister.bunu başarabilmek için en çok uğraşanlar da teknik analizcilerdir.ve her şeye rağmen para kaybedenler de onlardır.

hisse senedi fiyatları trendler halinde hareket eder.bu trendlerden bazıları doğru,bazıları eğridir;bazıları kısa,bazıları uzun ve süreklidir;bazıları düzensiz ve zor tanımlanan,bazıları şaşırtıcı ölçüde düzenli veya büyük benzerlik gösteren bir dizi etki tepki dalgasının ürettiği "normal" trendlerdir.bu trendler veya geç yön değiştirir;tersine dönebilir(yukarıdan aşağıya dönmek gibi) veya kimi yanal hareketler tarafından kesintiye uğratılabilir ve ardından,bir süre sonra yine eski yönlerini izlerler.[edward ve magee, sayfa 60)

aslında kitaplarda acemi yatırımcıların teknik analizi önemsemedikleri söyleniyor fakat bana göre tam tersi.nerede bir çaylak var,hemen girişiyor teknik analize.gerçekten işi bilen yatırımcılar teknik analiz çizgilerini oluşturan kesim ve bizim kekolarda arkadan onları takip etmekle yetiniyor.

her alıcı ve satıcının birçok konuda görüşleri ve piyasaya bakışları birbirinden farklıyken sen burada omuz baş omuz formasyonu var,açığa satın diyemezsin.yemezler.teknik analizin neye benzediğini büyük bir kısmımız biliyor lakin bu kısım bir sonraki gün ne olacağını tahmin etmek ve kısa vadeli hareketlerden kar etmek için bunu kullanıyor.ortalamaların birbirini kesmesi demek,insan iradelerinin, yatırımcıların, tüketicilerin,çalışanların,profesyonellerin davranışlarının dışa vurumu demektir.basit bir analiz gibi görünse de bu cümlenin temelinde birçok veri saklıdır.

piyasada korkuya ve umuda verilen tepki hemen hemen birbirinin aynısıdır.yatırımcılar duygusal varlıklardır ve robot değillerdir.öyleyse ortak bir piyasa psikolojisinden söz etmek imkansızdır.teknik analiz ise grafiklerin insan psikolojilerini de içinde barındırdığını ve bu psikolojinin grafiklere bakılarak anlaşılabileceğini söylemektedir.tüm bu çizgiler,formasyonlar ve indikatörler ve tartışılan her şey fiyatın bir sonraki adımda nereye ulaşacağını bilmenize yardımı dokunmayacak beyhude bir çabadır.çünkü bir yığın insanın kendini tekrarlayan davranışlar göstermesi araştırmalara göre çok zordur.hiçbir şey konusunda kesin emin olamayacağımızı kabul ediyorsak,neden hareketli ortalamalar birbirini kesince teyitli al sinyali üretiyoruz ki?

istatistiksel örneklerin kesin doğru olmadığını artık biliyoruz.her daim bir belirsizlik ve risk durumunun olduğu dünyada,geçen ay şu formasyon yaşandı bu ay da ters omuz kırıldı demek,saçmalamaktır.ama teknik analiz denen çizgi sanatında bu gayet olağan bir durumdur ve kazanmak aslında beş yaşında bir çocuğun bile grafiklere bakarak al/sat yapması kadar kolaydır.aslında demek istedikleri şudur:bu kadar basit bir şeyi bile beceremiyorsan sen bu piyasaya tövbe et.

belki elli yıl sonra her bir hareketin neye sebep olacağını ve arkasındaki etmenlerin neler olduğunu anlamamızı sağlayacak bir fraktal ortaya atılacak ve robotların her hareketi önceden tahmin edilecek.e haliyle o zaman siz olmayacaksınız.

çabuk para kazanmak için yükselen trende atlayıp,momentum yatırımcısı olduğunu zannedenler olabilir.gün içerisinde alım-satım yapan teknik analizcilerin neredeyse hepsi momentumcudur.borsa istanbulda 450 civarı hisse senedi varken onların önünde tahtanın tümü açıktır.izlediğinden değil ha,sosyal medyaya dört ekran önünde açıkken fotoğraf çektirip atması çok zevklidir.bunu yapan adam ilkokul mezunu da olsa benim gözümde bu işe gönül koymuştur.şekilciliğe önem veren bir toplum olduğumuzdan bu adamı iki günde üstat kategorisine koyarız.düşen hisseleri satmak ve yükseleni almak için bunların içerisinde en yüksek karı bize kazandıracak en çok yükselen ve en çok düşen hisse senetlerini bu adamlardan isteriz fakat onlarda bilirler ki,bunu saniyeler içerisinde yapmak imkansızdır.

bir süre sonra otomatik alım satım yaptığı iddia edilen programlar yatırımcılara satılmaya başlar.program belirli indikatörlere göre neyi nereden alıp,satman gerektiğini birtakım kriterlerle hesaplar ve sana sinyal üretir.tabi bunu yaparken saatler geçer ve teknik analizciler hala ekran başından ayrılmamışlardır.bu tam bir bağımlılık halidir ve hafta sonu geçmek bilmez.buna vakit ayıracak birinin başka bir işle ilgilenmemesi gerekir.ne hikmetse hepsinin sabit bir işi vardır.

momentuma dayalı işlem yapan teknik analizci,yarının riskini taşımaktan çekindiğinden aynı gün içinde pozisyonlarını kapatmak zorundadır.düşük sermaye ile kaldıraçlı işlem yaparak,gün içinde stop emir koymadan işlem yapan teknik analizci,yükselenin yükseleceği,düşenin işe düşmeye devam edeceğini hesaplayan göstergelere bakmayı unutmuştur.onun için varsa yoksa günlük %2'dir.normaldir ki,bunu gün içinde defalarca yapan yatırımcılar aracı kurumları zengin ederler.çünkü ödedikleri komisyonlar karlarının büyük bir kısmını götürür.bırakın onlar kazandığını sanmaya devam etsin.

formasyon analizi yaptığını zannedenlere ne demeli! yahu bir formasyon varsa onu otuz saniye içerisinde mutlaka görürsün.teknik analiz kitapları da aynen böyle der.omuz baş omuz olduğunu düşündüğün bir formasyon için sağ omuz biraz yüksek ama sol omuz formasyon kriterlerini karşılıyor,diye hareket edemezsin.biraz var biraz yok formasyondan zarar gelir.

benim tavsiyem teknik analiz denen naneyle ilgilenenlerin ilk önce maliyet kavramının nasıl oluştuğunu öğrenmeleri.grafiklerin asıl önemi maliyetlerde biter.yani bu hisse senedini alan insanların çoğu bu hisseyi kaçtan almış,ne kadarlık kısmını kaçtan satmış,ellerinde ne kadarlık hisse senedi hangi kademeden var,gibi sorulara teknik analiz öncesi cevap aranmalıdır.teknik analiz bununla ilintili somut cevaplar vermez.kimse zor durumda kalmadığı sürece maliyetinin altında satış yapmak istemez.asıl konu burada yatar.destek ve dirençleri oluşturan şey de maliyetlerdir.ama gel de anlat kekolara.

onlara göre varsa yoksa "teknik analize göre x hissesi çok ucuz kaldı" yaygarası.lan keko bir hisse senedi sadece ucuz kaldığı için alınsaydı defalarca zengin olmuştun,bunu paylaşmana gerek yok ki.hisse teknik analize göre ucuz demek yerine "bu hisse neden bu kadar ucuz kaldı" sorusunu sorman gerek.lakin bu sana zor gelir.sen çizgileri karalamaya devam et teknik analizci.

ben bir yerden aldığı tüyoyla ya da duyumla hareket eden yatırımcıyı,teknik analize göre al-sat yapan adamdan daha aklı başında buluyorum.en azından elinde somut bir veri olmadığının farkında ve kaybedeceği ihtimali aklının bir köşesinde var.

çok uzattım.bu yazıların devamı gelecek.

27 Mayıs 2016 Cuma

Borsanın Kekoları: Teknik Analizciler

merhaba. işten vakit bulursam hisse.neti okumaya çalışıyorum.amacım yatırımcıların aklından geçenleri bilmek.hatta bugünlerde telefonlarım hiç susmuyor.her hafta başka bir foreks şirketi beni teknik analiz eğitimlerine davet eder oldu.onlara "hayırdır, eğitmen ben miyim?" şeklinde cevap veriyorum fakat anlamıyorlar.akıllarına da gelmiyor bu sözün üzerine kim olduğumu araştırmak.aslında çok kolay.

en çok da twitterda teknik analizcileri yağlayan tabakaya kızıyorum.bu adamlar sürekli kaybetmelerine rağmen halen nasıl ayakta duruyorlar.aklım almıyor.borsada temel analizden haylice fazla takip edilen ve alım satım metodu olarak kullanılan bu yönteme inananları teknik analiz diyor.ama bu adamların yazılarında teknik analiz adına hiçbir şey yok.sözde hisse senedi seçtiklerini sanıyorlar.akla mantığa aykırı olmasına rağmen görsel bir analiz olduğundan insanların ilgi odağında bu var.bu adamların aracı kurumlara para kazandırmak dışında bir halta yaradıkları söylenemez.ne kadar kaybederlerse kaybetsinler bu tutkudan asla vazgeçmezler.kayıplarında teknik analizi değil,kendilerini suçlarlar.öyle ya tam olarak bilmedikleri bir şey vardır ve bu seferki hataları bunun yüzündendir.daha çok teknik analiz okudukları taktirde bu hatanın tekrarlanmayacağından şüpheleri yoktur.

anlayacağınız tüm bu olanlardan anladıkları tek şey,teknik analizi ne kadar iyi bilirlerse o kadar çok para kazanacaklardır :)

televizyonlarda sıkça gördüğümüz,etiketi uzman olan çoğu kişi farkında olmadan temel analiz sonrası teknik analize başvuruyor.söyledikleri bir iki cümlenin ardından hemen konu teknik analize bağlanır.anında grafikler açılır.fiyatın nerede destek/köstek yaptığı çizgilerle gösterilir.bunlar olurken kekolar ekrana gözlerini dikmiş,öylece bakmaktadırlar.o an zihinlerinden geçen tek şey,ben de bir an önce teknik analiz öğrenip para basmayalım,arzusudur.

bu falcı teknik analizciler iki çizgi çekerek,bunun da adına destek diyerek bir nevi öngörü yaptıklarını zannederler.lakin onların yaptığı fal bakmaktan başka bir şey değildir.bırakın rsı'a bakarak bir sonraki haftayı tahmin etmeyi,yarım saat sonrasına bile yorum yapamazsınız.grafiklere bakmak bir bilim değildir.fal bakmaktır.ve kekolar geleceği öngördüğünü iddia eden en iyi falcının peşine düşmüşlerdir.

aslında gülümsenecek bir konu değildir yıldız falı, ciddi bir konudur.italyada, özellikle güneyde ve de çoğunlukla kadınlar, televizyonda yıldız falına bakmadan sokağa adım atmazlar, ne hava ne de trafik raporu yıldız falı kadar önemlidir. amerikan başkanı ronald reagan'ın randevularını ve seyahat programını hep karısı Nancy'nin kendi yıldız falı uzmanına danışarak düzenliyordu,bunu biliyor muydunuz? reagan amerika'nın en başarılı başkanlarından biri sayılıyor bugün.çünkü onu seçenlerin istediklerinin hepsini yaptı.[tepeden dibe borsalar,syf.129]

teknik analize göre fiyatların içine piyasadaki tüm haberler yerleşmiştir.atladıkları nokta şudur:şirketin karı,satışları,maliyetleri çok hızlı değişmiyor.buna rağmen neden bir hisse senedi bir günde %20 yükselebiliyor? ardından diğer günler de ralli hareketine devam edebiliyor?

bir şirketin mali tablo ve dipnotlarını okumak vakit kaybıysa şirketin fiyatının arkasında yatan sebepleri nasıl ortaya çıkaracağız? onlara göre hangi haberin piyasayı ne yöne etkileyeceği bellidir.durum buysa ve gelecek geçmişin içerisindeyse neden her teknik analizci grafiği kendine göre yorumluyor? 

falcılar fal bakarken nasıl ki her çizgiyi farklı şekilde yorumluyorlarsa,teknik analiz yaparak grafik okuduğunu sanan avanakların bundan ne farkı var? japon mum çubukları çıktı bir de.her birine neye benzediğine göre isimler verilmiş.üç beyaz asker,yutan ayı,çekiç vs..olur da tepede çekiç görürseniz neyiniz var neyiniz yok satın ve piyasayı terk edin.

bu işin bu kadar basit olacağını senin aklın alıyor mu? 

para kazanmak için fiyatı yükselen hisse senetlerini alıyorlar.düşen hisseleri satıyorlar.çünkü gelen taleple birlikte yükselenler tavan yapmaya,düşenler dibe inmeye yatkındır.düşüş satıcılar kalmadığında,yükseliş ise alıcılar piyasadan çekildiğinde son bulur.bu ticaret mantığının tam tersi.

burada teknik analizciler grafiğin döndüğü noktayı baz alıyorlar.yani ters omuz baş omuz formasyonunun sağ omzu oluştuğunda düşen bir hisse senedi düşüşünü tamamlamış ve yükselmeye de hafiften başlamışsa hisse senedi satın alınabilir.hele bir de alıcıların sayısı artıyorsa değmeyin keyiflerine.adam bunu yaparak trader olduğunu sanıyor ve kendini böyle tanıtıyor.

lan ne traderı.sen zavallının önde gidenisin.lise mezunu adamsın.cebinde var 5bin lira.oradan buradan ahkam kesiyorsun.küçük yatırımcısın ve piyasayı geriden takip ediyorsun.piyasanın hareketine göre karar alıyorsun ve senin adın yatırımcı oluyor.satış yaparken hep arkadasın ve zarar ediyorsun.piyasayı sadece gördüklerine bakarak yorumluyorsun.matematiksel satış sistemlerinden haberin yok.sistemin başarısını sadece yüzdelik getirisine bakarak ölçüyorsun.gerçi basit sistem oluşturma kurallarını bile bilmiyorsun ya.hangi indikatörün hangi piyasada ve parametrede kullanılacağını bilmeden açtığın her grafiğe bollinger band atıyorsun.teknik analizin salt genel yatırımcı psikolojisi sonucu oluşan bir şey olduğundan haberin yok.asıl mücadele etmen gerekenin kendi düşünce yapın olduğunu bilmiyorsun.kararının yanlışına da doğrusuna da sen etki ediyorsun.hatalarını başkalarının üzerine atarak bir sonraki işleminde başarılı olacağını sanıyorsun.sana başka ne söyleyim ki?

bekle.çok sevdiğin bir şey yapacağım.seninle para basan bir formül paylaşacağım ve ikimizde kazanacağız! o da bir sonraki yazıya.

29 Mart 2016 Salı

SPK Lisanslama Sınavları Hakkında

arkadaşlarım merhaba.yine uzun bir süredir iş yoğunluğumdan ötürü bloga vakit ayıramadım.aslında aksam eve geldiğimde birkaç şey karalıyorum fakat ardından “olmadı bu yazı” diyerek kaydı geri siliyorum.ha bir de bu blogun amatörlerin anlayabileceği yazılar içermediğini söyleyenler var.ben bunu başından beri diyorum.buradan faydalanabilmeniz için belli bir düzeyinizin olması şart.yoksa bu bu blogun feysbukta dönen şurası destek,burası köstek safsatasından farkı kalmaz.

neyse ki artık dayanamayıp bir eğitim açmayı planlıyorum.eğitimi alanlar boşa konuşmadığımı görecekler.
bugünlerde yakın çevremde sıkça spk lisanslama sınavlarına hazırlanan,dersanelere giden kişiler oluyor.ben de bu konuda basit bir yazı kaleme almak istiyorum.

genelde öğrenci kanalından bu soruyla karşılaşıyorum.adam yeni mezun.henüz iş tecrübesi olmadan aracı kurum ya da bankalara kapak atmak amacıyla bu sınava giriyor.fakat sınavın zorluğu ve ders sayısının yakın dönemde arttırılması sebebiyle çoğu kişinin lisans alması birkaç sene sürüyor.üstüne bir de aralık ayında başvurduğunuz lisansın nisanın sonuna denk imza sürecinde kalması eklenince iki senede ancak alıyorsunuz.olur da 3 senede alamazsanız 50’nin üstünde kalan notlarınız da siliniyor.ki 3 senede alamayacak kadar kötüyseniz,boş verin gitsin.
geçen yıllarda change.org üzerinden lisanslama sınav soruları açıklansın,puanlar düşürülsün,sınava hazırlık dokümanları yayınlansın talepleriyle bir kampanya düzenlendi.bir arkadaş imza sayısı tutunca spk’ya başvurdu ve ilgililere bu talepleri sıraladı.sonra ne oldu bilmiyorum ama benim de desteklediğim bir kampanya olmuştu bu çünkü;

spl kurumu 2014 yılında hatırladıgım kadarıyla çok sayıda hatalı soru içeren bir sınav yapmıştı. ardından sınav formatı,lisans isimleri falan değişti ve sorular açıklanmamaya başladı.nedendir bilinmez 100 sayfalık bir dokümanın içinden 20 soru hazırlayıp bu kadar hatalı soru hazırlamak oldukça güç olsa gerek.ilgililer sınav öncesi bir rehber bulup oradan çalışmak istiyorlar ve kaynak soruyorlar.başkaları da onlara piyasada bolca bulunan sözde hazırlık kitaplarını öneriyorlar.buna yanlış demiyorum çünkü spl güncel kaynak adıyla sınava 1 ay kala 10 küsur dersin hazırlık dokümanını yayınlıyor.güncel dediği doküman ise,bir önceki sınav rehberine çoktan seçmeli iki soru eklenmiş hali.insanlar da bunu bekliyor,güncel haline çalışalım diye.yazık yahu.

spk lisanslama istatistikleri

sınav geçme notunun 50’ye,total barajın 60’a düşürülmesini doğru buluyorum.ülkemizdeki çoğu sınavın formatı değişti, artık sorular her geçen dönem zorlaşıyor. 2010 yılı spk’nın bir duyurusuna ulaştım, sınavda başarılı olan ve sertifika almaya hak kazanan sayısı baya düşük.bu rakamlar geçme notu düşürüldükten sonra ne durumda? bilmiyorum.varsa elinde böyle bir istatistik olan,mutlaka paylaşsın.

bir umut kapısı oldu gidiyor lisanslama sınavları.160 lira başvuru ücreti var. bir ders için de bu parayı ödüyorsun,koca bir sınav için de.sınava başvuru esnasında bir kılavuz var ki oku oku bitmiyor.herkes birbirine soruyor,kafalar karışık.hadi hepsini geçtim laf olsun diye sınava girenler ve soruları mantık yoluyla, okulda öğrendiklerine dayalı olarak çözeceklerini sanan bir insan topluluğu var.öyle bir dünya yok.soruları hazırlayan kurul aşırı ayrıntı noktaları soruyor.geçmiş sınav sorularını incelediğimde az çok anladım nelerin sorulacağını.ki adamlar haklı.dönüp dönüp aynı şeyleri, farklıymış gibi soruyorlar.bir de sınava girenler bunu anlasa.adam soruları açıklamıyorlar deyip ortalığı birbirine katıyor.lan önceki 10 senenin soruları var,onlardan faydalansana.bitti artık.rehberden sorulacak soru kalmadı.o yüzden açıklamıyorlar yoksa ehliyet sınavına dönecek iş iyice.

aklıma yeni gelmiş olacak ki geçen sene askerdeyken girdim bu sınava.nasıl olduysa ticaret hukuku dersini veremedim o kadar ders içinden.geri kalanı full haliyle.nasıl çalışacağınızı bilmezseniz gerçekten geçmeniz mümkün değil.

tavsiyelerim şunlar:
  • tek seferde tüm dersleri geçerim diye zorlamayın.sonra elinizde 2000 sayfa notla mal gibi kalırsınız.
  • bu sınav için geçmiş yılların sorularını çözün ve tanım sorularını bir kenara yazın.bu sizin için bir anlamda konu tekrarı olacaktır.
  • yeterince çalışmadan soru çözmeye kalkmayın.umutsuzluğa kapılırsınız.
  • sadece düzey 3’e başvurun, ortak modül içerdiğinden bunu geçmeniz diğer lisanslar için 1-2 ders daha vermeniz halinde başka lisansları da almanızı kolaylaştırır.düzey 3 alırsanız türev araçlar için tek bir derse girmeniz yeterli.
  • hangi lisansın ne gibi yetkilere sahip olduğunu kılavuzdan okuyun.unvanları ve tecrübe koşulunu iyi araştırın.
  • lisans sahibi olmadan aracı kurumlarda/bankalarda çalışan bir sürü insan var.hayıflanmayın.
  • bu sınav iş bulmanızı sağlamayacak.bunu aklınızdan çıkarmayın.beklentinizi düşük tutarak sınava hazırlanın.bu işi yapanlar on senedir o koltuklarda oturuyorlar.unutmayın.
  • sınava çalışmak için spl’nin sitesindeki hazırlık rehberleri haricinde başka bir kaynağa ihtiyacınız yok.
  • temeli olmayanların yani iktisat/işletme mezunu dışında kalan adayların dersaneye gitmeden başarılı olması bence zor.notları ezberlemek dışında şans yok
  • her üç yılda bir lisans yenileme eğitimlerine katılmanız gerekiyor.sanırım artık online olarak ulaşabiliyorsunuz.
  • yabancı sertifikasyonlar yanında spk'nın lisansları ele ayağa düştü.elinizi çabuk tutun.bir iki seneye kalmaz sınava girenlerin neredeyse hepsi lisans sahibi olacağı için bir özelliği kalmayacak
  • finanskariyer blogu, doğru seçenekler genellikle eşit olarak dağıtılır, demiş.[1] bilgim yok,yine de not düşeyim.
  • sınava gireceğim okula gittiğimde yaşlı başlı adamlar, işsiz gençler, çalıştığı kurumun zoruyla ekmeğinden olmamak için sınava giren, elinde sayfalarca not taşıyan ve sınav salonuna girene denk bir şeyler çözdüğünü zanneden onca insan vardı.üzüldüm açıkçası.bu sınav iş buldurmaz. insanımızın önce bunun farkına varması gerekiyor.beklentiyi düşük tutalım.nasıl ki bu sınav banka ve aracı kurumlarda çalışmak isteyenler için yapılıyorsa, sınava girenler bu kurumlara kariyer.netten başvurarak eleman alınmadığını bilsinler.iş bulma siteleri aracılığıyla buralara başvurmak ve işe kabul almak,yılbaşı piyangosunun size vurmasıyla eşdeğer bana göre.
  • SPK Lisanslama sınavlarının hemen hepsinde mevzuat var ve bunun alt başlıklarında Kurul İlke Kararları geçiyor. Kurul İlke kararları SPK nın çeşitli konularda oturup ortak bir karar vermesi.bunlardan soru geliyor.özellikle son kararlara göz atmakta fayda var.[2]
diyeceklerim özetle bunlar.yabancı sertifikasyonlar hakkında sonra yazacağım.açacağım eğitimle alakalı merak edenler mailden bana ulaşabilirler.

5 Ocak 2016 Salı

Hisse Senedi Yatırımı Yanılgısı

arkadaşlarım merhaba.uzun bir süredir yoktum.blogun okuyucu kitlesi de ne hikmetse bu sıralar kayboldu.okunurluğu arttırmak ve hatırlanmak adına bazı hisse senetlerinden örnekler vererek,yine kimsenin yazmadığı şeyler karalayacağım.bu yazımda matriks ve bir temel analiz programı aboneliğim olmadığından grafik kullanmadan o günün verilerini sözel olarak ifade edeceğim.çünkü biliyorsunuz,hisse senedi yatırımını tamamen bıraktım ve sadece opsiyon piyasalarıyla ilgileniyorum.opsiyon deyince aklınıza sadece vob gelmesin.comex,nymex opsiyonlarıyla da ayrıca ilgiliyim.sorusu olan mail atabilir.

bu kadar boş laftan sonra gelelim asıl konumuza.borsacıların çoğu ısrarla bahsettiğim gibi kristal küre arayışındalar.halbuki böyle bir şeyi (bu bir haber,tüyo vs olabilir) bırakın bulmak buna inanmak dahi ekonominin tüm kuramlarına aykırıdır.bizler ekonominin uygulamaya en elverişli yönü olan mali analiz yöntemlerini değer kullanıcıları misali ciddiye almak yerine ısrarla şirketin başından geçenleri yahut gelecek beklentileri okumaya çalışıyoruz.bir hissenin yükselmesi ya da düşmesi için bunlara gerek yok.bizim yatırımcılarımız daha heyecanla girişebilecekleri,kulaklarını verip dinleyebilecekleri analizler peşindeler ve nedense bunlar sadece fiyatın yükselecek mi,yoksa düşecek mi sorusuna cevap arayan türden.bunların arkasında genellikle "bir hisse senedini ucuza bulma" beklentisi vardır.lakin bir menkul kıymet şu veya bu nedenden ötürü ucuz kalmış ise bunun fiyatı bir süre sonra artacak demektir.yani onu hemen almalı mıyız?

bir menkulün fiyatının düşük olduğunu veya yüksek olduğunu söylediğimizde, ister istemez akla "neye göre?" sorusu gelir.bir analiz yönteminin tutumu bu konuda gayet açıktır.çeşitli "değerleme" yöntemleri her zaman menkulün daha doğrusu onun ait olduğu şirketin bir maddi veya gayri maddi gerçek değeri olduğunu dolayısıyla örneğin hisse senetleri söz konusu ise mevcut hisse senedinin de gerçek bir değeri olduğunu iddia eder.eğer borsadaki fiyat,bu hesaplanmış gerçek değerden düşükse o zaman fiyatlar gerçek değere doğru yükselecek diye düşünülür.veya tersine gerçek değer cari fiyattan yüksekse o zaman fiyat düşecektir.sadece bu menkul kıymet analizinde değil genel ekonomi tarihinde de bu yöntem çok tartışılmıştır.[vedat akman,bireysel yatırımcının rehberi]

sistemler konusunda son yıllarda birçok görüş öne sürülmektedir ve kimse henüz kristal kaseyi bulabilmiş değildir.bunun hakkında amerikada yazılan kitapların neredeyse tamamı sistemin nasıl geliştirileceğinden çok,belirli bir dönem içinde yazılan sistemlerin geçmiş zamanda elde edilen testlerinden ortaya çıkan kazanç-kayıp üzerine odaklanmışlardır.kağıt üzerinde böyledir ve sistem testerlar bunu göstermektedir ama kazın ayağı öyle değildir işte.sistemler ne kadar başarılı olursa daha çok yatırımcı tarafından kullanılmaya başlanır ve bir süre sonra sistem hata verir.bundan sonra borsada kazanmak mucizelere kalır.borsada birileri kaybetmeden birilerinin kazanması mümkün değildir.

1988 yılında wall streette olan al sat sistemlerinin nelere yol açtığını hatırlayın!
sözde teknikçi sıfatıyla ortalıkta dolanan zavallılar yüzünden yatırımcıların teknik analize de güveni kalmadı.halbuki teknik ve temel öğrendikçe bitecek şeyler değil.yani iki kitap okuyan "sadece bunlar mı,çok basitmiş" dediği sürece piyasada kazanmanız mümkün olmayacak.borsada london school of economics mezunu olmayan sıradan vatandaşlar için konuşuyor olursam,her yolu öğrenin.

kimi borsacıların tanrıdan sonra en çok inandıkları din olan teknik analiz daha doğrusu fal bakma sanatı işlerliğini yitireli yıllar oluyor.fakat dar bir zamanda biri size "şu hisse senedi nolur?" diye soruyorsa mecburen ona şurada destek burada köstek yanıtı vermek zorundasınız.çünkü insanoğlu tarihin daima tekerrür edeceğine inanmış ve geçmişte yaşanan olayların gelecekte de karşımıza çıkacağı konusunda içgüdüsel bir eksiye sahip.ekonomi biliminin kurucusu adam smith,geçmiş fiyatların gelecekle bir ilgisi yoktur,fiyatların hafızası olmadığından,demiştir.gel gelelim grafiklerin çekiciliğine kapılan bir sürü zavallı ortalıkta ben teknikçiyim diye dolaşmakta?

ben teknik analizden nefret edenleri de anlamıyorum.yahu doğrusal yöntemler kullanmak zorunda değilsin ki? yüzlerce yıllık analiz metotları duruyor orada.dalga teorileri,fibonacci ve gann yöntemlerine göz atılabilir.misal,dalga teorisi hisse senedinin arka arkaya üç yükselişten sonra ardından bir zayıflama dalgası geleceğini yazar.bu trenden atlamak için son şansınızdır.çokbilmişler yazının altına atacakları yorumlarda elliot dersleri vermeye kalkabilirler bana :)

şu hisse ne olur,yükselir mi düşer mi? sorusunu da anlamıyorum.yahu hisse senedi biliyor mu acaba kendisi yükselecek mi düşecek mi? bunu piyasa için de uyarlayabiliriz.bunu teknik analizle falan anlayamazsınız çünkü o size sadece çoğunluğun hangi yöne gittiği hakkında bilgi verir.aslında bilmeniz gereken tek şey,gözünüz kapalı bir hisse senedini almak ve stop-loss koymak.amerikada maymunların seçtiği hisse senetlerinin insanlardan daha çok kazandırdığını gösteren araştırmalar var.

borsada hikaye peşinden koşmanın bir getirisi yok.hikayeyi sizin yazmanız lazım.bilgi önceden satın alınmışsa zaten bu açığa çıkmadan bir ay evvelinde fiyatların %10-15 yükselişinden anlaşılacaktır fakat olay o değil.az önce dediğim gibi senaryonuz olmalı.bu senaryo yumurtaları aynı sepete koymuyorum tarzında bir şey olmamalı.evet,aynı sepete koy.eğer sepetin sağlamsa!

şunu asla unutmayın:borsada kötü zamanda kazanılır,iyi bir seçim yaptıktan sonra bunun getirisi kesinkes olacaktır.doğru hisse senedini seçemiyorsanız,zamanın kötü olmasının verdiği keyifle almak istiyorsanız bunu da tavsiye etmem.ayılar bilgedir.unutmayın.

dergi ve gazetelerin borsa sayfalarını takip ederek,şirket web sitesine girip kapta yazan haberleri okuyarak beklenti aramaya kalkışmayın.bulamazsınız.buna ciddi ölçüde kafa yoranlar varsa birkaç hisse senedinin dışına çıkmasınlar.bu tarz bilgiler sadece okkalı yatırım gruplarından elde edilir.onların toplantılarına da siz katılamazsınız.o yüzden boş verin.

küçük yatırımcılar size söylüyorum.bir hisse senediyle alakalı elinizde insider bilgi var ise ve fiyatın yükseleceğinden eminseniz aniden dalıp toplamayın.pasif emirlerle,çok fazla göze çarpmadan farklı aracı kurumlardan az az satın alın.malı biriktirdikten sonra bu kez ani ve büyük miktarda alımlarla hissenin forumlarda laklak konusu olmasını sağlayın.tabi o kadar paranız varsa!

kısa keselim.yazacak bir sürü şey birikti.yorgunum.gelen yorumlara istinaden bu yazının devamında mörfi kanunları ve bize kazandırdıkları kısmına değineceğim.

6 Kasım 2015 Cuma

Küçük Yatırımcının Foreks'te Para Kazanıyorum Yalanı

biliyorum uzun zamandır bir şeyler karalamam bekleniyor fakat kıbrısta bulunmam sebebiyle bir türlü bloga vakit ayıramadım.ankaraya döndükten sonra bilgisayarımda aşırı ısınma sorunu baş gösterdi.tanıdık bir bilgisayarcıya götürdüm sorunun halledilmesi için fakat deyimi yerindeyse bilgisayarın anasını belledi.bu satırları yazarken bile korkuyorum bir an kitlenip hata vereceğinden.

forekste ısrarla kazandığını söyleyen insanlardan bahsedeceğiz bu akşam.örnek veriyorum ismi lazım değil x aracı kurumun size bağışladığı metatrader platformunu açtınız ve euro dolarda emir gireceksiniz.100 bin dolar aldınız ve buna ters olarak türk lirası sattınız.hangi piyasada işlem yaptığınızı biliyor musunuz?

foreks işlemleri tezgahüstü piyasa dediğimiz otc de gerçekleşir.borçlanma araçları, türev ürünler genellikle bu piyasada alınıp satılır.borsa istanbulda mardin çimento hisse senedinden 10 bin lot aldığınızı düşünelim aktif fiyattan seans içinde.ya da belli bir fiyat girdiniz ve emriniz bekliyor.bir hafta içerisinde 4,20 seviyesine gelince al emri verdiniz.bunu bu şirkete yatırım yapan veya yapmayan bütün yatırımcılar görür ve açık bir şekilde bu fiyat seviyesi ve işleme kimse müdahale edemez.

fakat tezgahüstü piyasa öyle değildir.manipülasyona açıktır.her ne kadar bu piyasada spek falan yok dense de vardır.bunun geçmişte birçok örneği görülmüştür.otc piyasalarda nerede alıp sattığınızı tam olarak belirleyemediğiniz gibi diğer alıcı ve satıcıları da göremezsiniz.varan bir.

fiyatlar çok hızlı hareket ettiğinden dolayı o sırada aracı kurumun size sağladığı fiyat seviyesinden alım,satım yapabilirsiniz.siz ekranda gördüğünüz fiyatları gerçek zannedersiniz fakat değildir.piyasa yapıcı fiyatlar düşerken ya da çıkarken,siz alım gireceğiniz fiyatı oynaklık yüzünden kaçırabilirsiniz.bu da işleme girer girmez sistemin size yukarıdan aldırmasına neden olur.

euro dolar kurunu 1,0878 den aldığınızda fiyat o an 1,0868 e düşebilir.aracı kurumlar bu değişimleri program vasıtasıyla izler.bu 10 piplik hareket size çok ufak gelebilir fakat 100 bin dolarda bir pip 12,5 lira dersek anında 125 doları aracı kuruma bıraktınız demektir.varan iki.

aracı kurumlar ve bankaların kullandıkları işlem platformlarının hızı,size sağladıkları metatrader'ın hızından çok daha yüksektir.bu yüzden asıl kar kaynakları olan size karşı açtıkları pozisyonları rahatlıkla yönetebilirler.

siz ne kadar süre pozisyonda durursanız veya ne sıklıkla işlem yaparsanız aracı kurum o ölçüde kazanacaktır.hem swap hem de spread sayesinde.ayrıca şunu da unutmayın.bu kurumlar büyük müşteri (vip) ve küçük yatırımcı ayrımı yaparlar.o yüzdendir ki görüşmeye gittiğinizde çalışanlarının dilinde sürekli vip sözcüğünü duyarsınız.burada aracı kurumu kasaya benzetirsek foreks yatırımının (?) hisse senetlerinden ne denli farklı olduğu anlaşılabilir.

eskiden yani siz daha yatırım kelimesinin ne anlama geldiğini bilmediğiniz çağlarda foreks işlemlerinden kontrat başına komisyon alınıyordu ama şimdi bütün aracı kurumlar komisyonsuz çalıştıklarını iddia ediyorlar.amk parayı nereden kazanıyorlar öyleyse?

spread denen naneden tabiki.spread oranları baya düştü lakin fiyatlar çok hızlı değiştiğinden siz zaten alırken 4-5 pip yukarıda alıyorsunuz ve aynı şekilde satarken 4-5 pip aşağıda veriyorsunuz.bu aracı kurumlar sadece sizden basit bir işlemde bu kadar parayı aldılar.düşünsenize geri kalan müşterileri de gün içinde böyle gıdıklasalar ne olur?

büyük pozisyonlara karşı kasanın içi boşalmasın diye aracı kurum çalışanları başka bir hesapta sizin girdiğiniz pozisyonun tam tersine bir işlem açıyor.buna kimse ses edemez çünkü o kendini hedge ediyor.bunu yapmazsa batar.ve bunun örneklerini gördük zamanında.at gözlüğünüzü çıkarın da biraz araştırın.buraya bırakıyorum.link.

ya amına koduğum piyasasında hiç mi kazanan yok? var.

foreks:kayıp/kazanç

gördüğünüz gibi integral menkul değerler 2014 yılında müşterilerinin sadece %17'sine kazandırmış.geri kalan %83'ü kaybetmiş oluyor.hani nerede o 100 lirasını 5 bin dolar yapan asgari ücretli?
sözün özü bu piyasada kazanan kimseler sizin sırtınızdan geçinen aracı kurumlar,bankalar ve büyük fon yöneticileridir.siz kazanamazsınız.sistem daima aleyhinize işler.
size 100$ lık bir yatırımla bile başlayabileceğiniz söyleniyor.ona bile gözlerini dikmişler.bu parayı kaybederseniz iştahla yeniden sisteme para aktaracağınızı biliyorlar.size sağladıkları fiyatlar farklı fiyat sağlayıcıların arasından aracı kurumunuzun en işine gelen fiyat.

bir de slippage denen olgu var.amerikada bu konu hakkında yazılan şikayetlere baktığımda bir kez daha anlıyorum ki biz muz cumhuriyetinde yaşıyoruz.önemli bir ekonomik veri açıklandığı sırada tahmini girilen işlem fiyatı ile işlemin gerçekleştiği fiyat arasındaki fark bu.örneğin tdi verisi açıklanırken slippage takılabilirsiniz.ekranda gördüğünüz fiyata emir giremezseniz.her neyse.benim anlatmak istediğim neden bu gibi durumlarda alım emriniz birkaç kademe yüksek,satım emriniz ise alttaki kademelerde gerçekleşiyor?
bu piyasada madem slippage yok deniyor.bu gibi sorunlarla neden karşılaşıyoruz?
aracı kurum piyasa hareketinin yavaşladığı sırada emri görüyor ve size yüksekten veriyor.bunun başka bir açıklaması yok.short işlemlerde ise tam tersini yapıyor.kaybeden yine siz oluyorsunuz.

yıllar önce metatrader sistem tester modülünü denemek için aracı kurumun birine üye oldum.telefon numaramı bırakarak mallık yaptım.neredeyse her gün arıyorlar.engelliyorum,beş dakika sonra başka bir numaradan yine arıyor ve gülüyor.yemezler dedim ve kapattım yüzüne.ardından bir başkası arıyor.yeni mezun bir eleman arayan.bana yatırım danışmanlığı yapacakmış.baktım bunlardan kurtuluş yok.taşak geçmeye başladım.bir sik bilmeyen adam moduna girdim.sözde çok büyük parası olan ve bu kadar parayı nereye yatıracağımı bilmeyen biriyim.nasıl hoşlarına gidiyor bir görseniz.çaylar kahveler aman efendimler gırla gidiyor.

ha bu arada geçen hafta bir arkadaşım yeni zelanda dolarından 14 bin dolar koydu cebine.beni foreks düşmanı bellediği için ekstresini yolladı.anca inandım.böyle örnekler de yok değil.yine de o kişi sen olamazsın güzel kardeşim.bahsettiğim adamın tek mesaisi bu ve incelemediği sistem kalmadı.az da olsa çorba parasını çıkartıyor.

sen ancak bu hikayenin konusu olabilirsin.link.
bu yazıda kesinlikle foreks'ten uzak durun falan demiyorum.sadece kendinizi ve düşmanınızı iyi tanıyın.foreks şirketlerinde çalışmışlığım yoktur.kimseyi kötülemiyorum.isteyen istediği yere parasını yatırır.hayırlı işler.

24 Temmuz 2015 Cuma

Böyle Bir Kağıt Olamaz!

borsa kekolarından bahsetmiştim bir önceki yazımda.baya ilgi çekeceğini düşünüyordum ki öyle de oldu.meğer ne çok keko varmış.bu grup içinde tanımlayamadığım bir tür var:telefon numarasını verip beni ara yazanlar.siz kimsiniz amk.beyninizi nerede düşürdünüz?

yine gün içinde varant bülteni okurken ve sağlam bir düşen trend yakalamışken faydalanmaya çalıştım bundan.biliyorsunuz bu sıralar al-sat hisse senedi yatırımı yapmayı bıraktım fakat öyle bir şey gördüm ki gözlerime inanamadım doğrusu.temel analiz yaparken fark ettim bunu.bir süredir kazandıracak formül arıyorum nedendir bilinmez.belki can sıkıntısından belki de bu zamana dek okuduklarımdan çıkarttığım sonuç budur.böyle bir formül yok dense de var.bunu birazdan göreceksiniz.

temel analiz yaparak hisseye nasıl değer biçebilirsiniz konusundan öte sadece tek bir rasyodan bahsetmek istiyorum.özvarlık karlılığı.kağıtları değerlemek için bir sürü metot var.bu kaosun içine girmeye gerek yok.boşa hamallık yapmayın.bir şirketin yönetiminde istikrar sürüyorsa,kar marjında büyük oranda dalgalanmalar yoksa çok yüksek meblağlar kazanmanız için bakmanız gereken sadece bu.

çimento sektörü favorim biliyorsunuz.bireysel emeklilik saçmalığını es geçip,aydan aya 100 lira mardin çimentoya yatırsaydınız ne olurdu.merak ettiniz mi hiç?

borsada uzun vadeli kazanılır diyeceğine hadi kazan da örnek ol bizlere.sen 20 sene bekleyebilir misin bir kağıtta?buna imkan var mı?cebindeki yüz kağıt 200 olduğu anda yüreğin yerinden hoplar be.kalpten gitmediğine şükret sen.


grafik senin neden borsada kazanamadığını gösteriyor.adamlar öyle güzel temettü dağıtmışlar ki hayran kalmamak elde değil.belki inanamayacaksın ama yirmi sene önce 100 liralık mardin çimento hissesi alsaydın ve bugüne kadar tutsaydın 40.311 lira vardı banka hesabında.400 katı.bin liralık alsaydın ki o zamanlar bin lira iyi paraydı,nasıl bir kazanç bu.ben hesaplayamadım.

bunlar her yıl karının %80 küsürünü dağıtıyorlar.bu dehşet bir rakam.ve bu yılda endekse kıyasla 2 kat değer kazanmış.yani hakikaten borsadan anlamaya gerek yok.bir yatırımcı salak olsa ve adama sadece özvarlık verimliliği yüksek şirketleri al ve 10 sene ekrana bakma,bu zamanın sonunda birikimin en az 10'a katlanacak deseniz aynen bu tablo ortaya çıkardı.
lafı çok uzatmak istemiyorum.buraya bir sürü örnek yazılabilir bunlar gibi.o da bir başka yazıya kalsın.
 

Piyasalara Dair Notlar Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger